4/4/2008 · Kategori: Buyume
Hafta başında açıklanan 2007 yılına ve 2007 yıllık büyüme verilerine göre ekonomi 4. çeyrekte %3,4, yıllık %4,5 oranında büyüdü. Buna göre yıllık GSYİH 101.046 milyon YTL oldu. KBDG9333 dolar, YTL cinsinden cari fiyatlarla 12.132 YTL oldu. Büyüme yapılan katkılar şöyle.
2007 4. çeyrek büyümesine katkılar
Üretim yöntemine göre
Sektör Büyüme Oranı % Katkı %
İ. Sanayi 3,6 0,8
Ticaret 6,6 0,9
Ulaştırma-Haberleşme 6,7 0,9
Mali aracı Kuruluşlar 7,8 0,8
İnşaat 5,0 0,3
Tarım -9,7 -0,7
Harcama yöntemine göre
Sektör Büyüme Oranı % Katkı %
Yurt içi hane halkı tüketimi 2,9 1,9
Kamu 2,2 0,1
GSSSO 7,2 1,9
Özel Sektör 8,1 1,8
Makine-Teçhizat 11,9 1,7
İhracat 2,5 0,6
İthalat 15,7 -4,9
2007 Yıllık büyümeye katkılar
Üretim yöntemine göre
Sektör Büyüme Oranı % Katkı %
İ. Sanayi 5,4 1,3
Ticaret 5,5 0,7
Ulaştırma-Haberleşme 6,9 1,0
Mali aracı Kuruluşlar 9,6 0,9
İnşaat 0,5 0,7
Tarım 7,3 -0,6
Harcama yöntemine göre
Sektör Büyüme Oranı % Katkı %
Yurt içi hane halkı tüketimi 4,6 3,2
Kamu 7,6 0,3
GSSSO 3,3 0,8
Özel Sektör 2,7 0,6
Makine-Teçhizat 0,7 0,1
İhracat 6,7 1,7
İthalat 11,1 - 3,3
Bu yazıda sadece bazı sektörlerin ve harcama gruplarının büyüme oranlarına ve GSYİH büyümesine yaptıkları katkılara yer verdik. Daha sonra, yıllara göre karşılaştırma yaparak, büyüme verilerindeki gelişmelere de göz atacağız.
11/10/2007 · Kategori: Buyume
Türkiye ekonomisi 2002 yılından itibaren yüksek oranlarda büyüyor. Bu yazıda son 7 yıllık büyümeyi harcamalar yöntemi ile GSYİH’yı ele alarak inceleyeceğiz. Bunu yaparak büyümenin hangi harcama kalemi/kalemleri kaynaklı olduğunu anlamaya çalışacağız. Böylece zaman zaman basında okuduğumuz/duyduğumuz, büyümenin kaynağının hangi harcama kalemi olduğuna dair yorumların da hangilerinin doğru olduğunu saptamış olacağız. Öncelikle harcama kalemlerinin 2002’den 2007 2. çeyreğine kadar büyüme oranlarını verelim.
|
|
2002 |
2003 |
2004 |
2005 |
2006 |
2007-1 |
2007-2 |
| Özel Nihai Tüketim |
2,1 |
6,6 |
10,1 |
8,8 |
5,2 |
2 |
-0,3 |
| Devletin Nihai Tüketimi |
5,4 |
-2,4 |
0,5 |
2,4 |
9,6 |
9 |
7,4 |
| Gayri Safi Sabit Sermaye Oluşumu |
-1,1 |
10 |
32,4 |
24 |
14 |
3 |
10 |
| İhracat |
11,1 |
16 |
12,5 |
8,5 |
8,5 |
14,7 |
12,7 |
| İthalat |
15,8 |
27,1 |
24,7 |
11,5 |
7,1 |
4,3 |
8,4 |
| GSYİH |
7,9 |
5,8 |
9 |
7,4 |
6,1 |
6,9 |
3,9 |
Büyüme rakamlarına bakarak hangi harcama türünün GSYİH’ya nasıl katkı yaptığını söyleyemeyiz. Çünkü, bu kalemler GSYİH içinde farklı farklı oranlarda paylara sahip. Aşağıdaki tabloda bu harcama kalemlerinin GSYİH’ya yaptıkları katkılar görünüyor.
|
|
2002 |
2003 |
2004 |
2005 |
2006 |
2007-1 |
2007-2 |
| Özel Nihai Tüketim |
1,3 |
4,2 |
6,5 |
5,7 |
3,4 |
1,2 |
-0,2 |
| Devletin Nihai Tüketimi |
0,5 |
-0,2 |
0,04 |
0,2 |
0,7 |
0,7 |
0,6 |
| Gayri Safi Sabit Sermaye Oluşumu |
-0,2 |
2 |
7,7 |
6,6 |
4,2 |
0,9 |
3 |
| İhracat |
4,4 |
6,9 |
5,6 |
3,8 |
3,9 |
6,7 |
5,8 |
| İthalat |
-5,5 |
-11,3 |
-11,8 |
-5,7 |
-3,6 |
-2,2 |
-4,2 |
| GSYİH |
7,9 |
5,8 |
9 |
7,4 |
6,1 |
6,9 |
3,9 |
GSYİH içinde en yüksek paya Özel Nihai Tüketim Harcamaları sahip. Devletin Nihai Tüketim Harcamaları ise en düşük paya sahip. Şimdi yıllar itibariyle harcama kalemlerini inceleyelim.
2002 yılında büyümeye en yüksek katkı ihracattan. Özel nihai tüketim ise 1,3’lük bir katkı yapmış. Bu yılda GSSSO küçülmüş ve büyümeyi 0,2 puan aşağı çekmiş İthalat da büyümeyi 5,5 puan aşağı çekmiş.
2003 yılından itibaren özel nihai tüketimin canlanmaya başladığını görüyoruz. Bu eğilim 2006’nın 3. çeyreğine kadar sürüyor. 2003’de özel nihai tüketim büyümeye 4,2 puan katkı yapmış. GSSSO 2 puanlık, ihracat 6,9 puanlık katkılar yapmış. İthalat ise, 11,3 puan büyümeyi aşağı çekmiş.
2004 yılında özel nihai tüketim büyümeye 6,5 puan katkı yapmış. GSSSO bir sıçrama yaparak %32,4 oranında büyümüş ve büyümeye 7,7 puan ile en fazla katkı yapan harcama kalemi olmuş. 2004’de İhracat 5,6 puan büyümeyi arttırırken, ithalat 11,8 puan aşağı çekmiş.
2005 yılında tablo 2004 ile benzer. Ancak 2005’de ihracatın ve ithalatın büyüme oranlarının ve büyümeye etkilerinin azaldığını görüyoruz.
2006’da özel nihai tüketim harcamaları 3,4 puan ile son 4 yılda büyümeye en düşük katkısını yapıyor. Bunun nedeni 2006’nın 3. ve 4. çeyreklerindeki özel nihai tüketim harcamalarında durgunluğun başlaması. Özel nihai tüketim 2006 3. çeyrekte %2,3, 4. çeyrekte %0,1 oranında artmıştı. İhracat 2006’da 3,9’luk katkı yapıyor, ithalat 3,6 puan büyümeyi aşağı çekmiş. İlk defa 2006’da ihracatın büyümeyi ithalattan daha fazla etkilediğini görüyoruz. GSSSO’nun yaptığı katkı önceki iki yıla göre azalmış.
2006 yılının 3. çeyreğinden itibaren büyümenin, azalan iç talep katkısına karşılık ihracat ile sürdürüldüğünü görüyoruz.
2007’nin ilk çeyreğinde özel nihai tüketim harcamalarındaki durgunluk belirginleşiyor. Bu dönemde özel nihai tüketim büyümeye sadece 1,2 puan katkı sağlamış. Bu dönemde yine ihracat kaynaklı olarak yüksek bir büyüme oranı sağlanmış. Bu dönemin ilgi çekici bir başka rakamı GSSSO’nun da yaptığı katkının 0,9 puana düşmüş olması.
2007’nin ikinci çeyreğinde özel nihai tüketim bu kez küçülüyor ve büyümeyi 0,2 puan aşağı çekiyor. GSSSO’da ilk çeyreğe göre bir canlanma olduğunu ve büyümeye 3 puanlık katkı yaptığını görüyoruz. İhracat yine yüksek büyüme oranı ile büyümeye 5,8 puanlık katkı yapıyor.
Buraya kadar devletin nihai tüketim harcamalarına değinmedik. Çünkü, devletin nihai tüketim harcamaları GSYİH içinde %7-9’luk bir paya sahip. Dolayısıyla büyümeye önemli katkılar yapmıyor. Ancak burada ilginç bir durum var. 2003’de negatif olan, 2004 ve 2005’de çok küçük olan devletin nihai tüketimindeki büyüme oranları, 2006’da %9,6’ya çıkıyor, 2007-1. ve 2007-2. çeyreklerinde de bu yüksek büyüme oranını koruyor.
Buraya kadar yazılanları toparlarsak; 2003-2006-2. çeyrek döneminde büyüme iç talep kaynaklı olarak sürmüş. İç talebin bileşenleri özel kesim nihai tüketimi ve GSSSO bu dönemde, 2003 hariç, büyümeye ihracattan daha fazla katkı sağlamış. Bu durum 2006’nın 3. çeyreğinden itibaren değişiyor. 2006-3. çeyrek-2007-2. çeyrek döneminde büyümenin kaynağı ihracat. Bu dönemde ihracat ile ithalat arsındaki fark ihracat lehine dönüyor.
11/9/2007 · Kategori: Buyume
Ekonomi ikinci çeyrekte %3,9 büyüdü. 2. çeyrekte ekonomik büyümenin yavaşladığını görüyoruz. Bu önceden tahmin edilen bir durumdu. Bu nedenle bunu kötü bir sürpriz olarak görmemek gerekir.
Açıklanan büyüme rakamları ikinci çeyrek rakamları, yani Nisan, Mayıs ve Haziran ayları. Ağustos ayında dünyada yaşanan dalgalanmalarla ilgisi yok. Ama bu aylar Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle sıkıntı yaşadığı dönemler ve genel seçim sürecini de kapsıyor. Ekonomik olarak bir problem olmasa da siyasetteki belirsizliğin ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini biliyorduk. Bu tür siyasi belirsizlik ortamlarında Türk halkı genelde bekleyip görmeyi tercih ediyor, tüketimini erteliyor. Bunu özel nihai tüketim harcamalarından görebiliriz. Bir yıldır MB’nın sıkı para politikası uygulaması sonucu iç talebin yavaşladığını söylüyoruz, ama ikinci çeyrekte siyasi belirsizliklerin de etkisiyle bu kalemde ilk defa negatif bir rakam görüyoruz.
Özel nihai tüketime değindikten sonra, harcama kalemlerinden önce üretim yönüyle GSMH’yı incelemeye başlayalım. Tarımda -%1,1’lik küçülme var. Tarım iklim şartlarından etkilenen bir sektör ve küçülmenin en önemli nedenlerinden biri kuraklık. Tarım büyüme rakamına katkı yapmamış, tam tersine rakamı aşağıya çekmiş.
Her ne kadar inşaat en hızlı büyüyen sektör gibi haberler duysanız da, inşaat sektörünün büyüme hızında ciddi bir yavaşlama var. Bu sektör 2. çeyrekte %15,7 büyümüş. GSMH içindeki paylarını dikkate aldığımızda büyümeye en büyük katkı yine, %3,2 büyüyen sanayiden gelmiş. Diğer önemli paylara sahip sektörlerden ticaret %3, ulaştırma-haberleşme %4,7 büyümüş.
Harcamalar yönüyle GSMH’yı ele aldığımızda, yukarıda nedenleriyle birlikte belirttiğim gibi özel nihai tüketim harcamaları -%0,3 azalmış. Harcamalar yönünden en önemli kalemi yine %12’lik artışla ihracat olmuş. 2006’nın 4. ve 2007’nin 3. çeyreğinde %4,4 ve %3 olan gayri safi sabit sermaye oluşumu, yani yatırımlar, bu dönemde %10 artmış.
Rakamlar kısaca böyle. İç talepteki durgunluğa bakıldığında büyümenin ihracata dayalı olarak devam ettiğini görüyoruz.
Sonuç olarak, büyümenin hız kestiği bir gerçek. Zaten yıl sonu hedefi olan %5 gerçekleşse bile geçtiğimiz 5 yıla göre büyüme daha yavaş gerçekleşmiş olacak. Ancak felaket senaryolarına başlamak için neden yok. Yılın ikinci yarısında büyüme rakamlarının daha iyi geleceğini bekliyorum. Yıl sonunda %5’in üzerinde bir büyüme gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.
Büyüme oranı ile ilgili değinmek istediğim bir başka konu, büyüme rakamlarının açıklanması ile birlikte büyüme yavaşlıyor ama cari açık azalmıyor söylemleri. Cari açığın azalmadığı doğru değil. Değer olarak geçen yılla aynı miktarda cari açık veriyoruz ve GSMH’ya oran olarak geçen yıla göre daha düşük cari açığımız var.
10/9/2007 · Kategori: Buyume
Yılın ikinci çeyreğinde GSMH ve GSYİH %3,9 büyüdü. 6 aylık büyüme GSMH’da %5,2, GSYİH’da %5,3 oldu. Yıllık büyüme hedefi olan %5 ile uyumlu olarak görülüyor. İhracata dayalı büyüme devam ediyor. %2-3 oranında büyüme bekleyenler olduğunu düşünürsek, oranların fena olmadığını söyleyebiliriz. Ayrıntılar daha sonra.
22/8/2007 · Kategori: Buyume
Dün akşam Ntv’de küresel ekonomide dalgalanma programında Güngör Uras Türkiye’nin sadece tüketim yaptığını, bunun için yabancıların paralarını kullandığını, Türkiye’de hiç üretim yapılmadığını söylüyordu. Bu üretimsizlik ve aşırı tüketimin sonucu olarak da cari açığa sahipmişiz.
İşin aslı şu;
Özel nihai tüketim harcamalarında 3 çeyrektir bir durgunluk yaşanıyor. Bunu açıklanan GSYH rakamlarından anlıyoruz. 2006 3. çeyreğinde özel nihai tüketim harcamaları %2,3, 2006 4. çeyrekte %0,1, 2007 1. çeyreğinde %0,3 arttı.
Diğer iddia Türkiye’nin üretmediği. Türkiye’de GSMH sabit fiyatlarla son 5 yılda sırasıyla %7,9, %5,9, %9,9, %7,6 ve %6,0 büyüdü. Üretim yapmadıysak bu büyüme nerden çıktı?
GSMH ne demek: Bir ekonomide belli bir dönemde üretilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatları cinsinden toplam değeri. Fiyatları sabit olarak aldığımıza göre yukarıdaki rakamlar üretilen mal ve hizmet miktarını gösteriyor. Demek ki üretim yapıyoruz.
Cari Açığa gelirsek. Türkiye’nin ithalatına bakarsak tüketim malı ithalatının payının çok az olduğunu görüyoruz. Son dönemlerde durgunlaşan iç talep tüketim malı ithalatına da yansımış durumda. Ancak toplam ithalat içindeki payı az olduğu için ithalatı pek etkileyemiyor.
Türkiye büyük oranda ara malı hammadde ve yatırım malı ithal ediyor. Özellikle aramalı-hammadde ithalatının payı %70ler düzeyinde. Demek ki üretmediğimiz doğru olmadığı gibi, ürettiğimiz için de ithalat yapıyoruz. İthalatı azaltmak isteyenler aynı zamanda üretimin azaltmak/yavaşlatmak zorunda olduklarını fark etsinler artık.
Türkiye üretiyor, tüketimi durgun. Peki bu üretilen mallar ne oluyor? Üretilen mallar ihracat ediliyor. Daha önce de ihracat rekorlar kırıyordu. Ancak 2006’nın 3. çeyreğinden itibaren büyüme ihracata dayalı büyüme olarak karşımıza çıktı.
2/7/2007 · Kategori: Buyume
GSMH 2007 ilk çeyreğinde %6,7, GSYİH %6,8 arttı. İlgili Tüik haber bülteni burada. İlk çeyreğe ilişkin sanayi üretim endeksi, kapasite kullanım oranı vs. gibi veriler yüksek bir büyüme oranının gerçekleşeceğini önceden haber vermişti.
Üretim yöntemiyle GSMH’da sanayi sektörü %7,5, ticaret %6,3, ulaştırma ve haberleşme %7,3 ve tarım %1,1 artış gösterdi. Sanayi, ticaret ve ulaştırma ve haberleşme GSMH’yı oluşturan ana sektörler olmuşlar. Ayrıca ithalat vergisi %8,8, inşaat %16,2 arttı. Harcamalara baktığımızda özel nihai tüketim harcamalarında durgunluğun sürdüğünü görüyoruz. Bu dönemde nihai tüketim sadece %1,6 artmış. Harcama kalemlerinde en büyük artış ihracatta, %14,0. Üretilen mal ve hizmetlerin satışında iç piyasadaki durgunluğun da etkisiyle büyük oranda ihracata yönelme olmuş. Ayrıca devletin nihai tüketim harcamaları %9,0 artmış. Yatırımları gösteren gayri safi sabit sermaye oluşumu sadece %3 artış göstermiş.
Not: Bu yazıyı yazarken cnbc-e’de büyüme inşaatın desteğiyle beklentilerin üzerinde gerçekleşti diye bir haber duydum. Zaten gelir istatistikleri her zaman cnbc-e’nin beklentileri üzerinde gerçekleşir. Enflasyon oranları genelde cnbc-e’nin beklentileri altında gerçekleşir. Şimdi şu inşaat destekli lafına dönelim. İnşaat 2007 ilk çeyreğinde %16,2 artmış. İnşaatın GSMH içindeki payı yaklaşık %5. 5*0,162=0,81 inşaatın GSMH’ya desteği. Yukarıda bahsettiğim sanayi, ticaret, ulaştırma ve haberleşme sektörleri GSMH’ya inşaattan daha fazla katkı yapmış. İthalat vergisi ise hemen hemen inşaata eşit bir katkı yapmış.
13/4/2007 · Kategori: Buyume
Türkiye ekonomisi GSMH büyüme oranı 2006’da da “beklentilerden” yüksek çıktı. Daha önceki yazımda büyümenin sektörler itibariyle açıklamasını yapmıştım. Bu yazıda, büyümenin finansmanı üzerinde duracağım.
Büyümenin finansmanı için 3 farklı finansman yolu vardır: 1. iç kaynaklarla finansman, 2. dış kaynaklarla finansman, 3. enflasyon. Son yıllardaki enflasyondaki azalmayı düşündüğümüzde enflasyonist finansmanın artık bir finansman kaynağı olarak görülmediği ve kullanılmadığı açık.
İç kaynaklarla finansman sağlanması için yüksek tasarruf oranlarına sahip olmak gerekir. Böylece büyüme için gerekli yatırımlar, yurt içi tasarruflarla finanse edilebilir. Türkiye’de tasarruf oranlarının düşük olması bu seçeneğin kullanılamamasına neden oluyor.
Bu nedenle Türkiye’de dış kaynaklarla finansman kullanılmakta. Sermaye hesabı fazlalığına sahip olmamızın anlamı diğer ülkelerin tasarruflarını, büyümenin finansmanı için kullandığımızdır.
Bunu şu modelde gösterirsek:
Y: gelir
C: özel tüketim
G: kamu kesimi tüketimi
X: İhracat
M: ithalat olsun,
S: tasarruf
Y=C+I+G+(X-M)
Y-(C+I+G)=(X-M) C+I+G: yurt içi harcamalar
Dış ticaret dengesizliklerinin nedeni, harcamaların outputu aşmasıdır.
Ayrıca:
Y-C-G=I+(X-M) Y-C-G=S’den
(S-I)=Net İhracat dengesini elde ederiz.
Yukarıdaki denge koşulundan hareketle, Türkiye’de, yatırımların tasarrufları aşması, ki bunun anlamı büyümedir, bir harcama-output dengesizliğidir ve bu cari işlemler açığına neden olur. Bunun finansmanı için kullanılan yol ise dış kaynaklardır. S<I durumunda ülke uluslararası piyasadan borçlanarak finansmanı sağlar. Bunu da sermaye hesabından takip edebiliriz.
9/4/2007 · Kategori: Buyume
Büyüme rakamlarının açıklanmasından sonra bir olumlu istatistik de Şubat ayı sanayi üretim endeksinden geldi. Endeks geçen yılın Şubat ayına göre %7,1 arttı. Ocak ayında ise bu oran, geçen yılın aynı ayına göre %14,9 artmıştı. Sanayi üretim endeksi büyümenin en önemli göstergelerinden olduğunu göz önüne alırsak, 2007’nin ilk çeyreğinde yüksek bir büyüme oranı bekleyebiliriz.
3/4/2007 · Kategori: Buyume
Türkiye ekonomisi 2006’da GSMH olarak %6, GSYİH olarak %6,1 büyüdü. Genel bekleyişler oldukça kötümserdi. Bu yazıda üretim ve harcama yöntemleriyle hesaplanan GSMH rakamlarını inceleyeceğim.
Üretim yöntemiyle GSMH rakamları büyümenin hangi sektörlerden kaynaklandığını görebiliriz. 2006’da küçülen veya büyümeyen bir sektör yok. Burada GSMH içinde en yüksek paya sahip 4 sektörü inceleyeceğiz. Bu sektörler GSMH’yı en fazla etkileyen sektörlerdir.
Sanayi: Sanayi sektörü yaklaşık %30’luk payla GSMH’daki en önemli sektör. Geçen yıl ilk çeyrek rakamı düşük (%4,5) olarak açıklandığında 2006 ile ilgili büyüme beklentileri iyice kötümser hale gelmişti. Ancak 2. dönemdeki büyük artış (11,1) ve 3. ve 4. çeyreklerdeki iyi rakamlar sanayi sektörünün yıllık, %7,4 artmasını sağladı. Geçen yıl bu oran %6,5. ve ekonomi geçen yıl %7,6 büyümüştü. Bu yılki sanayi sektörünün büyüme oranı, GSMH büyüme oranının üzerinde olması olumlu bir durum. 2006 yılı için büyümenin lokomotifi sanayi sektörüdür.
Ticaret: Ticaret sektörü GSMH içinde %24’lük bir paya sahip. 2006 yılında ticaret sektörü %5,9 büyüyerek önemli bir katkıda bulunmuş.
Tarım: GSMH’daki payı %11,2 ve bu yıl %2,9 büyümüş. Bu büyüme özellikle 4. çeyrekteki %9,7’lik artıştan kaynaklanıyor.
Ulaştırma-Haberleşme: GSMH içinde %12,8 bir paya sahip ve %3,1’lik bir büyüme gerçekleşmiş.
Harcamalar yaklaşımıyla GSYİH bu gelirin nerelerde kullanıldığını gösterir.
Özel nihai tüketim harcamalarına baktığımızda, GSYİH’daki payı yüksek olduğu için, büyümeye en fazla katkıda bulunan kalemlerden biri olmakla birlikte, 3. çeyrekten itibaren özel tüketim artış oranlarında bir yavaşlama görülüyor. 4. çeyrek rakamı %0,1. Yıllık olarak da özel nihai tüketim harcamalarında %5,2 artış görülüyor. Geçen yıl bu oran %8,8’di. Özel tüketimdeki bu azalmaya karşılık devletin nihai tüketim harcamaları %9,6 artmış, bu oran geçen yıl %2,4’dü. Ayrıca mal ve hizmet ihracı 2005’le aynı oranda, %8,5 artmış. GSMH büyümesinin bu yıl daha az olmasına rağmen, ihracat rakamının aynı olmasına ve devletin tüketim harcamalarındaki artışa bakarak özel kesim tüketiminin yerini, özellikle ihracat ve devlet harcamalarının aldığını söyleyebiliriz.
Harcama kalemlerinden gayri safi sabit sermaye oluşumu yatırımlar ve yenileme yatırımlarından oluşur. Bu kalemdeki artış %14 ve GSYİH’ya katkısı %3,8 civarında. Geçen yılki %24 artışa kıyasla bu yıl artış oranında azalma olmakla beraber harcamalar kalemlerinde GSYİH’ya en büyük katkılardan biri gayri safi sabit sermeye oluşumundan gelmiş. Bu da yatırımları gösterdiği için, ekonomi için olumlu bir gösterge.
2/4/2007 · Kategori: Buyume
Tuik büyüme rakamlarını açıkladı. GSMH sabit fiyatlarla %6, GSYİH sabit fiyatlarla %6,1 büyüdü. Benim büyüme tahminim %6 idi. Tutturmuş olduk.
2006 4. çeyrek rakamları da şöyle: GSMH: %4,6, GSYİH %5,2.
Ayrıntılar bir sonraki yazıda.
« Önceki ::