Daha önce Tüik'in işgücü ve istihdam verilerini kullanarak hazırladığım istihdam ve işsizlikteki durumumuzu gösteren tabloyu yeni verilerle güncelleyerek bir kez daha yayınlıyorum. Tablodan her yılın aynı ayına göre iş gücü sayısındaki ve istihdam edilenler sayısındaki değişiklikleri izlemek mümkün. Ayrıca işsizlik ve tarım dışı işsizlik oranları da izlenebilir.

Not: İşgücü sayısındaki değişiklik ve istihdam edilenler sayısındaki değişiklik sütunlarındaki sayılar, bir önceki yılın aynı ayına göre bu sayılardaki artış veya azalışı gösteriyor.
Kaynak: www.tuik.gov.tr
Durumumuzu daha iyi görebilmek için aşağıdaki grafikleri hazırladım. (Tüm grafiklerde Seri1 (mavi) 2006, seri2 (kırmızı) 2007 ve seri3 (yeşil) 2008 yılına ait verileri gösteriyor. Satırdaki sayılar ayları ve 13. Ay yıllık veriyi gösteriyor.)
1. Grafik İşgücü Sayısındaki Değişikliği gösteriyor.
Grafik 1: İşgücü Sayısındaki Değişiklik

2. Grafik İstihdam Edilenler Sayısındaki Değişikliği Gösteriyor.
Grafik 2: İstihdam Edilenler Arasındaki Değişiklik
.png)
3. ve 4. grafikleri daha anlaşılır olduğu için çizgi grafik olarak hazırladım. Bunlar da sırayla işsizlik oranlarını ve tarım dışı işsizlik oranlarını gösteriyor. (bu iki grafikte, diğerlerinden farklı olarak 2005 verilerine de yer verdim. Burada 2005 yılı mavi renkle, 2006 kırmızı, 2007 yeşil ve 2008 eflatunla gösteriliyor.)
Grafik 3: İşsizlik Oranları
.png)
Grafik 4: Tarımdışı İşsizlik Oranları
.png)
Grafiklerle ilgili şu iki yazıda yorum yapmıştım (bir, iki). Bu nedenle aynı şeyleri tekrarlamamak için burada yorum yazmıyorum. Ama 2008 yılında durumun daha da kötüye gideceğini de daha önce söylemiştim.
Geçtiğimiz hafta açıklanan iş gücü istatistikleri ile 2007 yılı işsizlik oranı da belli oldu. 2007 işsizlik oranı %9,9 olarak gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı ise %12,6 oldu. Bu oranlar 2006’da sırasıyla %9,9 ve %12,6 idi. Yani, 2007’de işsizlik oranında son yıllarda gördüğümüz düşüş eğilimi durdu ve hem işsizlik oranı hem de tarım dışı işsizlik oranı 2006 ile aynı seviyede çıktı.
2007 Eylül ayındaki bir yazımda, aşağıdaki tabloyu kullanarak 2007’de işsizlikte işlerin iyi gitmediğini belirtmiş ve bunun nedeninin de istihdam edilenler sayısındaki artışın, eski dönemlere göre, yavaşlaması olduğunu belirtmiştim. Şimdi tabloyu yeni verilerle güncelleyerek yıl sonunda işsizlik-istihdam konusuna tekrar göz atalım.
| Aylar |
İşgücü sayındaki değişiklik |
İstihdam edilenler sayısındaki değişiklik |
İşsizlik oranı |
Tarım dışı işsizlik oranı |
| |
2006 (bin kişi) |
2007(bin kişi) |
2006 (bin kişi) |
2007 (bin kişi) |
2005 |
2006 |
2007 |
2005 |
2006 |
2007 |
| % |
% |
% |
% |
% |
% |
| |
|
|
|
|
|
| 1 |
121 |
791 |
19 |
915 |
11,5 |
11,8 |
11 |
15,2 |
14,9 |
13,7 |
| 2 |
-188 |
758 |
-234 |
794 |
11,7 |
11,9 |
11,4 |
15,4 |
14,8 |
14,2 |
| 3 |
99 |
676 |
82 |
725 |
10,9 |
10,9 |
10,4 |
14,5 |
13,7 |
13,1 |
| 4 |
276 |
479 |
179 |
466 |
10 |
9,9 |
9,8 |
13,4 |
12,5 |
12,4 |
| 5 |
60 |
499 |
139 |
449 |
9,2 |
8,8 |
8,9 |
12,5 |
11,5 |
11,5 |
| 6 |
82 |
421 |
142 |
381 |
9,1 |
8,8 |
8,8 |
12,5 |
11,5 |
11,5 |
| 7 |
-36 |
535 |
30 |
490 |
9,1 |
8,8 |
8,8 |
12,7 |
11,7 |
11,6 |
| 8 |
403 |
309 |
441 |
269 |
9,4 |
9,1 |
9,2 |
12,8 |
12 |
11,9 |
| 9 |
455 |
322 |
562 |
233 |
9,7 |
9,1 |
9,3 |
12,9 |
12 |
12 |
| 10 |
435 |
60 |
611 |
-55 |
10,1 |
9,3 |
9,7 |
13,1 |
11,9 |
12,3 |
| 11 |
517 |
-283 |
713 |
-368 |
10,6 |
9,6 |
10,1 |
13,7 |
12,2 |
12,6 |
| 12 |
718 |
|
783 |
|
11,2 |
10,5 |
|
14,3 |
13,3 |
|
| Yıllık |
221 |
273 |
284 |
235 |
10,3 |
9,9 |
9,9 |
13,6 |
12,6 |
12,6 |
Not: İşgücü sayısındaki değişiklik ve istihdam edilenler sayısındaki değişiklik sütunlarındaki sayılar, bir önceki yılın aynı ayına göre bu sayılardaki artış veya azalışı gösteriyor.
Kaynak: www.tuik.gov.tr
Eylül ayındaki yazımda şöyle şeyler söylemişim: “ İstihdam edilenlerin sayısına baktığımızda Ağustos 2006-Mayıs 2007 arasında her ay 400.000’nin üzerinde istihdam artışı olduğunu görüyoruz. Sadece Haziran 2007’de artış 381.000 olmuş. Özellikle Kasım 2006-Mart 2007 döneminde istihdam artışı 700.000ler civarında. İstihdamın 700.000 kişi artıyor olması, büyümenin istihdam yaratmadığını iddia edenleri yalanlıyor.
Asıl sorun Nisan 2007’de başlıyor. Nisan’dan itibaren işsizlik ve tarım dışı işsizlik oranları önceki yılla aynı. 2007 Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında istihdam artışı 466.000, 449.000 ve 381.000 olmuş. Bunlar fena sayılmayacak artışlar, özellikle 2006’nın Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarındaki istihdam artışlarıyla karşılaştırıldığında. Ancak 2006’da 140.000 civarında istihdam artışı işsizlik oranını düşürmüşken, 2007’deki 400.000 civarı artışlar düşürmüyor. Bunun nedeni daha önce bahsettiğim işgücü sayısındaki artış. İşgücü sayısında 2006 Ağustos ayından itibaren 400.000’nin üzerinde, zaman zaman 700.000’i geçen artışlar var.
Ağustos 2006’dan itibaren yüksek işgücüne katılım, 2007 Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında da sürdüğü için, ekonomi istihdam yaratabilmesine rağmen işsizlik oranı azalmıyor.”
Bu yazıyı yazdığımda elimizdeki en son veri 2007 Haziran ayına aitti. Şu anda ise tüm yıla ait veriye sahibiz. Daha sağlıklı şeyler söyleyebiliriz. Yukarıdaki tablodan gördüğümüz gibi, istihdam artışları Ağustos ve Eylül aylarında 269 bin ve 233 bin olarak gerçekleşmiş. Bu aylarda hem işsizlik oranı hem de tarım dışı işsizlik oranı yerinde saymış. İstihdam artışında da önceki aylara göre ciddi yavaşlama olmuş.
Daha ciddi bir problem ise Ekim ayından itibaren başlamış. İstihdam sayısı Ekim ayında -55 bin, Kasım ayında -368 bin kişi azalmış ve doğal olarak bu aylarda işsizlik oranı ve tarım dışı işsizlik oranı artmış.
Tüm yıla baktığımızda istihdam edilenlerin sayısı 2006’ya göre 235 bin kişi artmış, ancak işsizlik oranını düşürmek için yeterli olmamış.
Buraya kadar söylediklerimizi özetlersek, Eylül’de işsizlik oranındaki düşüşün durmasının nedeni olarak, istihdam artışlarının, devam etmesine rağmen, yavaşlamasını göstermiştim. Şimdi geldiğimiz noktada açıklanan Ekim ve Kasım verilerinde istihdam edilenlerin sayısının azaldığını görüyoruz.
Sonuç olarak, işsizlik oranının azalması için 500.000’in üzerinde istihdam artışı sağlanmalı, bunun için de ekonomi %7 civarında büyümeli veya işgücü piyasası %4-5ler civarındaki büyümeye cevap verecek şekilde serbestleştirilmeli.
2007 yılında ekonominin istihdam tarafında pek iyi gelişmeler olmadı. Önce yılın 2. yarısından itibaren istihdamdaki artışın yavaşlaması ile işsizlik oranlarındaki düşüş durdu. O dönemde bu konuyla ilgili bir yazı yazmıştım. Daha sonra açıklanan Ekim 2007 istihdam verilerinde, bu dönemde istihdamın 55.000 kişi azaldığını ve dolayısıyla işsizlik oranının yükseldiğini gördük. Akıllara işsizlik oranındaki bu artış sonraki dönemlerde de etkili olur mu sorudu gelmişti. Bu yazıda kısaca 2008 yılında işsizlik beklentilerimden bahsedeceğim.
2008 de işsizlik için sıkıntılı bir yıl olacak. Ekonomi %7ler civarındaki büyüme oranlarını uzun süredir göremiyor ve mevcut büyüme oranları ve mevcut işgücü piyasası ile işsizliğin azalması mümkün görünmüyor. Özellikle 2008’in 2. çeyreğinden itibaren işsizlik oranlarının artmaya devam etmesini bekliyorum. Yıl sonunda da önceki birkaç yıla göre daha yüksek işsizlik oranıyla karşılaşacağız.
Tüik 2007 Ekim dönemine ait istihdam sonuçlarını açıkladı. Bu dönemde, uzun dönemdir devam edem istihdam artışının tersine döndüğünü ve istihdamın 55.000 kişi azaldığını görüyoruz.
Daha önceki dönemlerde tarımdaki istihdam azalışı, tarım-dışı sektörlerdeki istihdam artışı ile telafi ediliyordu. Ancak Ekim 2007 döneminde tarım sektöründe çalışan sayısı 225.000 kişi azalırken, tarım-dışı sektörlerde çalışan sayısı 170.000 kişi arttı. Toplamda çalışan sayısı 55.000 kişi azaldı. Bunun sonucunda işsizlik oranı da 2006 aynı dönemde %9,3 iken, 2007’de %9,7 olarak gerçekleşti. Ayrıca tarım-dışı işsizlik oranı da %11,9’dan %12,3’e yükseldi.
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ücretlerin yüksek olduğunu söylemiş. OECD ülkeleriyle yaptığı kıyaslamada Türkiye’nin en yüksek ücrete sahip ülkelerden biri olduğunu söylemiş.
Ücretler piyasada belirlenmediği için suni seviyelerde olması normal. İşgücü piyasasının serbest olmadığı, tam tersine kanunlarla düzenlendiği bir ekonomiden bahsediyoruz. Ortada piyasa diye bir şey de yok aslında. İşsizlik oranının bu yıl yerinde saymasının da en önemli nedenlerinden biri bu yüksek ücretler. Kanunlar nedeniyle ücretlerin düşmesine izin verilmediği için işverenler, yüksek maliyetler nedeniyle çalışan istihdam ederken çekinceli davranıyorlar.
Bu konuyla ilgili haberi stratejik boyut internet sitesinden okuyabilirsiniz.
Dünya Bankası tarafından hazırlanan Doing Business endeksine göre Türkiye iş yapma kolaylığı açısından 138 ülke arasında 57. sırada. İş yapma kolaylığı endeksi işe alma-işten çıkarma, ruhsat işlemleri, iş kapatma, krediye ulaşım, yatırımcının korunması, iş açma kolaylıkları ve bunlar gibi bir kaç konu incelenerek oluşturulan bir sıralama.
Türkiye’nin en problemli alanı işe alam-işten çıkarma konusu, Türkiye burada 136. sırada. Ruhsat işlemlerinde 112., kredi almada 68., yatırımcın korunmasında 64. sırada. Genel iş yapma kolaylığı endeksinde ise 57. sırada. Bu tabloya baktığımızda Türkiye’de iş yapmanın hiç de kolay olmadığını görüyoruz. Gerek bürokratik işlemler, gerek iş açma-kapatma ve işe alım-işte çıkarma maliyetlerinin yüksekliği, gerekse yatırımcının korunmasındaki zayıflık Türkiye’de iş yapmayı zorlaştıran en önemli faktörler.
Son yazıda istihdam üzerindeki vergilerin düşürülmesi için kamu harcamalarının azaltılması ve denk bütçe uygulamasına geçilmesi gerektiğinden bahsetmiştim. Çünkü istihdam üzerindeki yüksek vergiler istihdam artışlarının önündeki en önemli engellerden biri. İş yapma endeksi bize bir başka problemli alanı daha gösteriyor. İşe alma-işten çıkarma kolaylığında Türkiye 136. sırada. Burada çok ciddi bir problem olduğu açık. İşe alımın çok zor olmasına, vergiler nedeniyle çalışanların işverene maliyetinin çok yüksek olması ve işten çıkarma zorluğu eklendiğinde işverenin bir kişi istihdam etmesi bile çok zorlaştırılmış oluyor.
İşe alma-işten çıkarma kolaylığının sağlanması iş gücü piyasasının serbestleştirilmesi anlamına gelir ki, bu da iş gücü piyasası esnekliğini arttırır. İşsizliğin mevcut seviyelerinden daha düşük düzeye gelmesi için de yapılması gereken budur.
İşgücü maliyetinin yüksekliği, istihdam artışının önündeki önemli engellerden biri olarak gözüküyor. Geçmiş dönemde hükümetten istihdam vergilerinin azaltılması yönünde taleplere şahit olduk. İlk bakışta hoş bir istek gibi görünse de üzerinde düşünülmesi gerekiyor. Çünkü bu talepte bulunanların pek çoğu bununla birlikte kamu harcamalarındaki artışında sürmesi gerektiğini savunuyor.
İstihdam vergileri devletin gelir kaynaklarından biri. Buradaki azalış kamu gelirlerini de azaltacaktır. Tabii bunu söylerken devletin istihdam verilerindeki azalışı, başka vergileri arttırarak telafi etmediği varsayımı ile söylüyoruz. Öyle yapılırsa vergi indiriminin bir anlamı olmaz zaten. Öyleyse istihdam vergilerindeki azalış, gelirleri azaltacak ve bütçe açığını arttıracak bir düzenleme olarak karşımıza çıkıyor.
2007 bütçesine baktığımızda seçim yılında gevşeme olduğunu görüyoruz. Seçim yılıdır normaldir diye düşünebilirdik belki, eğer seçim sonrası ve 2008 için ciddi harcama tedbirleri alınsaydı. Ancak 2008 bütçe hedeflerine bakarsak hükümetin harcamaları azaltmak gibi bir niyeti yok. Tam tersine harcamalar her yıl artıyor. 2008’de de artmaya devam edecek. Harcama artışları devam ederken gelirleri azaltmak mümkün değil. Dolayısıyla bulunduğumuz durumda istihdam vergilerini azaltacak düzenlemeler yapmak mümkün değil.
Toparlarsak:
*İstihdam vergilerinin yüksekliği istihdam artışındaki en büyük problemlerden biri ve vergilerin düşürülmesi gerekiyor.
*İstihdam vergileri kamu bütçesi kalemlerinden biri ve buradaki azalma kamu gelirlerini de azaltıyor.
*Yapılması gereken denk bütçe uygulamasına geçmek, harcamaları azaltmak (oransal olarak değil, mutlak olarak).
*Şu anda tam tersine harcamaların yıldan yıla arttığını görüyoruz. Bu durumda gelirlerdeki azalma daha büyük bütçe açığına neden olacak. Eğer GSYİH’ya oranı %2,5’lik bir bütçe açığı sürdürülecekse, gelirlerin azaltılması değil, arttırılması zorunlu.
Bu maddeleri göz önüne alırsak mevcut bütçe uygulaması ile herhangi bir vergi indirimine gitmek mümkün gözükmüyor. Savunduğumuz şey, kamu harcamalarını azaltıp, bununla birlikte gelirde de azalmaya izin vermektir.
Bugün Temmuz ayı işgücü sonuçları açıklandı. Buna göre Temmuz 2007’de, 2006’nın aynı dönemine göre tarım dışı istihdam 540.000 kişi arttı. Tarımda ise 50.000 kişilik bir azalma oldu.
Temmuz 2007 işsizlik oranı geçen yıl ile aynı oranda %8,8 olarak gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı ise %11,6 oldu. Bu oran Temmuz 2006’da %11,7 idi.
Yukarıdaki verilerden, istihdamda şu yazıda bahsettiğim eğilimin devam ettiğini görüyoruz.
Açıklanan son iki işsizlik verilerine göre, işsizlik oranı Mayıs’ta %8,9, Ağustos’ta %8,8 oldu. 2006’da bu oranlar her iki ayda da %8,8’di. Önemli bir gösterge olan tarım dışı işsizlik oranı 2007 Mayıs ve Haziran aylarında %11,5 olarak açıklandı. Bu oranlar 2006 Mayıs ve Haziran tarım dışı işsizlik oranları ile aynı. Son iki ayda bu işsizlik oranlarında, son yılardaki yüksek ekonomik büyüme sonucunda başlayan düşüş eğilimini göremiyoruz.
İşsizlik oranında 2006 Mart ayından itibaren sürekli azalan oranlar vardı. Ancak Mayıs ayında az da olsa işsizlik oranı önceki yıla göre yükseldi. Tarım dışı işsizlik oranındaki düşüş ise daha uzun süredir devam ediyordu. 2006’nın tamamında ve 2007’de Mayıs ayına kadar düşüş kesintisiz devam etmiş.
Yukarıda bahsettiğim verilere bakarak işsizlikteki düşüşün durduğunu söyleyebiliriz. Ancak acele etmeyelim ve bunu söylemeden bir veriye daha bakalım. Ekonomi-finans kanallarını takip edenler bilirler, Amerika’da işsizlik ilgili olarak takip edilen veri işsizlik oranından çok istihdam edilen kişi sayısıdır. Bu veri ekonominin istihdam yaratabilme kapasitesi yansıttığı için önemli. Ancak bu veriyle ilgili önemli bir nokta var. İstihdam edilenlerin sayısı artmış olsa bile, işgücü sayısı bu artıştan daha fazla artmışsa ekonomideki işsiz sayısı artar. Şimdi aşağıdaki tabloda hem bu veriyi hem de diğer adı geçen verileri görebiliriz.
| Aylar |
İşgücü sayındaki değişiklik |
İstihdam edilenler sayısındaki değişiklik |
İşsizlik oranı |
Tarım dışı işsizlik oranı |
| |
2006 (bin kişi) |
2007 (bin kişi) |
2006 (bin kişi) |
2007 (bin kişi) |
2005 |
2006 |
2007 |
2005 |
2006 |
2007 |
| % |
% |
% |
% |
% |
% |
| |
|
|
|
|
|
| 1 |
121 |
791 |
19 |
915 |
11,5 |
11,8 |
11 |
15,2 |
14,9 |
13,7 |
| 2 |
-188 |
758 |
-234 |
794 |
11,7 |
11,9 |
11,4 |
15,4 |
14,8 |
14,2 |
| 3 |
99 |
676 |
82 |
725 |
10,9 |
10,9 |
10,4 |
14,5 |
13,7 |
13,1 |
| 4 |
276 |
479 |
179 |
466 |
10 |
9,9 |
9,8 |
13,4 |
12,5 |
12,4 |
| 5 |
60 |
499 |
139 |
449 |
9,2 |
8,8 |
8,9 |
12,5 |
11,5 |
11,5 |
| 6 |
82 |
421 |
142 |
381 |
9,1 |
8,8 |
8,8 |
12,5 |
11,5 |
11,5 |
| 7 |
-36 |
|
30 |
|
9,1 |
8,8 |
|
12,7 |
11,7 |
|
| 8 |
403 |
|
441 |
|
9,4 |
9,1 |
|
12,8 |
12 |
|
| 9 |
455 |
|
562 |
|
9,7 |
9,1 |
|
12,9 |
12 |
|
| 10 |
435 |
|
611 |
|
10,1 |
9,3 |
|
13,1 |
11,9 |
|
| 11 |
517 |
|
713 |
|
10,6 |
9,6 |
|
13,7 |
12,2 |
|
| 12 |
718 |
|
783 |
|
11,2 |
10,5 |
|
14,3 |
13,3 |
|
| Yıllık |
221 |
|
284 |
|
10,3 |
9,9 |
|
13,6 |
12,6 |
|
Not: İşgücü sayısındaki değişiklik ve istihdam edilenler sayısındaki değişiklik sütunlarındaki sayılar, bir önceki yılın aynı ayına göre bu sayılardaki artış veya azalışı gösteriyor.
Kaynak: www.tuik.gov.tr
Yukarıdaki tablodan, 2006 Mayıs ayından itibaren, 2007 Nisan ayına kadar işsizlik oranında düşüş yaşandığını görüyoruz. Bu dönemin özelliklerinden biri istihdam edilenlerdeki artışın, işgücü sayısındaki artıştan fazla olması. İşsizlik oranı düşüşü de bu sayede oluyor. İstihdam edilenlerin sayısına baktığımızda Ağustos 2006-Mayıs 2007 arasında her ay 400.000’nin üzerinde istihdam artışı olduğunu görüyoruz. Sadece Haziran 2007’de artış 381.000 olmuş. Özellikle Kasım 2006-Mart 2007 döneminde istihdam artışı 700.000ler civarında. İstihdamın 700.000 kişi artıyor olması, büyümenin istihdam yaratmadığını iddia edenleri yalanlıyor.
Asıl sorun Nisan 2007’de başlıyor. Nisan’dan itibaren işsizlik ve tarım dışı işsizlik oranları önceki yılla aynı. 2007 Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında istihdam artışı 466.000, 449.000 ve 381.000 olmuş. Bunlar fena sayılmayacak artışlar, özellikle 2006’nın Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarındaki istihdam artışlarıyla karşılaştırıldığında. Ancak 2006’da 140.000 civarında istihdam artışı işsizlik oranını düşürmüşken, 2007’deki 400.000 civarı artışlar düşürmüyor. Bunun nedeni daha önce bahsettiğim işgücü sayısındaki artış. İşgücü sayısında 2006 Ağustos ayından itibaren 400.000’nin üzerinde, zaman zaman 700.000’i geçen artışlar var.
Ağustos 2006’dan itibaren yüksek işgücüne katılım, 2007 Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında da sürdüğü için, ekonomi istihdam yaratabilmesine rağmen işsizlik oranı azalmıyor. İşgücü sayısındaki bu yüksek artışlara neden olan şey nedir? Bunun çeşitli cevapları olabilir. Bu verilere bakarak tahmin yapmak imkansız. Ama teorik olarak birkaç şey söyleyebiliriz. Benim aklıma gelen ilk şey, daha önce uzun süre iş bulamadığı için iş aramaktan vazgeçen, anca son yıllarda ekonominin iyi gidişi ile yeniden ümitlenenlerin işgücüne katılımının bu yüksek artışlara neden olabileceği.
Bir de tarım dışı işsizlik oranındaki düşüşün durmasının nedeni için MB’nın açıkladığı son Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti’ndeki bölüme bakalım: “Güçlü parasal sıkılaştırmanın etkisiyle 2006 yılının ikinci yarısından itibaren özellikle hizmet sektörü istihdam artışlarının yavaşladığı gözlenmektedir. Bu paralelde tarı-dışı işsizlik oranındaki düşüş eğiliminin son dönemlerde durması, ücretler üzerindeki baskıyı azaltmaktadır…” MB tarım dışı işsizlik oranındaki azalmanın yavaşlamasının, uyguladığı sıkı para politikasının sonucu olduğunu söylüyor.
Sonuç olarak, ekonomi hala istihdam yaratıyor. Ancak bu istihdam, işgücü sayısındaki artışlar nedeniyle işsizlik oranının azalmasını sağlamıyor. Bu nedenle daha yüksek istihdam artışlarına ihtiyaç var. İleriki dönemlerde daha yüksek istihdam artışı sağlanabilir mi? Eğer MB haklıysa, tarım dışı işsizlik oranındaki azalışın yavaşlamasının nedeni sıkı para politikası ise sağlanabilir. Son açıklanan faiz indirimi ve MB’nın enflasyonla ilgili beklentilerine bakacak olursak, MB güçlü parasal sıkılaştırmayı biraz gevşetecek gibi görünüyor.
Bugün Tüik Mart ayı işsizlik oranını açıkladı. 2006 Mart ayına göre işsizlik oranı, tarım dışı işsizlik oranı ve eksik istihdam oranı azaldı.
İşsizlik oranı TDİşz.Oranı E.İstdh.
2006 Mart 10,9 13,7 3,9
2007 Mart 10,4 13,1 3,5
« Önceki ::